

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 09-04-2010
Saat: 08:10
Sedat ATİLLA – Son Dakika Haberler,Ulusal,Basın,Medya,Haberleri,Haberler,Şanlıurfa,Şanlıurfa Spor,Kişisel SiteSedat ATİLLA Kişisel Sitesi |




(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(0,00 out of 5)



(5,00 out of 5)



(0,00 out of 5)
Yazar: admin
Tarih: 24 Ağustos 2010 / 23:58

Sedat ATİLLA / 25 Ağustos 2010
Şanlıurfa zenginlikleri ve kaynaklarına, çeşitli avantajlarına ve önceliklerine rağmen halen birçok ihtiyacı da olan önemli bir kent. Bu ihtiyaçları da yıllardır bir türlü giderilemiyor. İhtiyaçlar zamanla soruna dönüşüyor. Sorunlar da Şanlıurfa’yı olması gereken noktadan geride bırakıyor.
Şanlıurfa çok özel bir kültür şehri. Peygamberler diyarı olan Şanlıurfa, tarihi, mimarisi, müziği, gelenekleri, insani detayları, giyim kuşamı, yemekleri ve daha birçok özelliği ile çok önemli bir kültür potansiyeline sahip. Ancak Şanlıurfa’nın kültürel etkinliğine bakarsak bu potansiyeline uygun bir yerde olmadığını görürüz.
Birçok kültür insanı yetiştirmiş olan, bir çok yazar, şair ve düşünüre beşiklik etmiş olan şehrimizin kapsamlı ve çok amaçlı kullanılabilecek bir kültür merkezi bile yoktur. Şanlıurfa’da bir yılda yapılan kültür programlarının sayısı da var olan zenginliklerimize uygun olmayan azlıktadır.
Şanlıurfa Türkiye’nin çok önemli bir turizm kentidir. Bulunduğu coğrafya Şanlıurfa’yı farklı kılmaktadır. Hz. İbrahim başta olmak üzere peygamberlerin, evliya, âlim ve bilginlerin doğup büyüdükleri, yaşadıkları bu topraklar alternatif turizm açısından değerlendirilmesi gereken önemli zenginliklere sahiptir.
Peki Şanlıurfa bu turizm zenginliğine uygun alt yapıya sahip midir? Gerekli açılımı sağlayabilmiş midir? Turizm bilinç, kararlılık ve var olan kaynakları değerlendirme işidir. Bunlar yapılabilirse altın yumurtlayan tavuktur turizm. Ancak Şanlıurfa’da henüz bu çizgi yakalanamamıştır. Bu konudaki var olan mevcut durum, sahip olunan kaynak ve zenginlikler masaya yatırılarak uzun vadeli bir planlama yapılamamıştır.
Şanlıurfa yine Türkiye’nin çok önemli bir tarım ve tarıma dayalı sanayi kenti olmalıdır. GAP’ın merkezi olan Şanlıurfa bu tarım potansiyelini de tam olarak değerlendirebilmiş değildir. Tarım potansiyeli ancak hayvanların kulağına takılan küpeler üzerinden ödenen desteklemeler ve ekili alanlara verilmesi gereken desteklemelerin ödenmesi olarak değerlendirilmektedir. Tarım ve tarıma dayalı sanayileşme bakımımdan Şanlıurfa mevcut potansiyelinin çok gerisindedir.
Şanlıurfa’nın önemli özellikleri ve sahip olduğu kaynak ve zenginlikler hakkında daha birçok şey söylenebilir, yazılabilir. Burada önemli olan bunları sayıp dökmek ve dizimizi döverek ağlamak değil, Şanlıurfa’nın bugünü ve geleceği ile ilgili neler yapabileceğimizi sorgulamak ve bunun gereğini yerine getirebilmektir.
Sizce Şanlıurfa’nın ihtiyaçlarını ve sorunlarının çözümünü kim takip etmelidir. Sadece şehrimizin Valisi mi? Belediye Başkanı mı? İktidarın İl Başkanı mı? Milletvekilleri mi? Sivil Toplum Kuruluşları mı? Medya mı? Bunların hepsi mi yoksa?
Siz belki de hiçbir şeyi üstünüze alınmadan, kimin görevi ise onlar takip etsin diyeceksiniz. Vali, Belediye Başkanı, Milletvekilleri, İl Başkanı ve diğerleri bu memleketin sahibi mi ki onlar takip edecek Şanlıurfa’nın ihtiyaçlarını. Onların tümü seçilmiş veya atanmışlar olarak görevli sadece, görevli!
Bu şehrin asıl sahibi biziz, sizlersiniz. Şanlıurfa’nın gerçek sahibi Şanlıurfalılardır. Bu kentte yaşayan, nefes alan, çalışan, kazananlardır. Bu bakımdan Şanlıurfa’nın ihtiyaçlarını da bu şehrin insanlarının takip etmesi ve sorunların çözümünde lokomotiflik yapmaları gerekmektedir.
Bizler şehrimize sahip çıkmalı, eksiklerini ve ihtiyaçlarını bilmeli ve takip etmeliyiz. Bu şehrin gerçek sahipleri olduğumuzu sorumluluğumuzun gereklerini yerine getirerek göstermeliyiz. Sürekli başkalarını sorumlu tutarak, eleştirerek ve topu sürekli taca atarak Şanlıurfa’nın sorunlarını çözemeyiz.
Görevlilerin görevlerini yapmaları ayrı bir konu bizim şehrimize sahip çıkmamız ayrı bir konudur. Biz kendi söküğümüzü dikemedikten sonra başkasından medet ummaktan bu şehre bir fayda gelmez.
Yazar: admin
Tarih: 1 Eylül 2010 / 16:42
Şanlıurfaspor Van deplasmanından 1-0 yenik ayrılarak Türkiye Kupasından elendi.
Şanlıurfaspor Türkiye Kupası 1. Kademe maçlarında karşılaştığı Belediye Vanspor’a karşı dakika 2’de Kabada’yının attığı golle 1-0 yenildi.
Türkiye Kupası 1. kademe maçında Van deplasmanında 10 saatlik yolculuk sonrası bugün Van spor ile karşılaşan şanlıurfaspor maçın başında yenidi golle kupa macerasına son verdi. özellikle maçın ikinci yarısında daha etkili bir futbol ortaya koyan Şanlıurfaspor istediği golü bulamadı ve maçtan 1-o yenik ayrıldı.
Öte yandan Şanlıurfaspor bu pazar günü Sakarya deplasmanı öncesi Van’da kalacağı burada hafta sonuna kadar idman yapacağı ve Sakarya’ya cumartesi günü gececeği öğrenildi.
Yazar: admin
Tarih: 1 Eylül 2010 / 11:09

“Arka Sokaklar” ekibine Zeynep Beşerler de katıldı. Ünlü oyuncu, dizide Melek adlı bir komiseri canlandıracak.
Güncelleme:18 Ağustos 2010 13:35
Son olarak “Aşk ve Ceza” dizisiyle izleyici karşısına çıkan başarılı oyuncu Zeynep Beşerler, Kanal D’nin reyting rekortmeni dizisi “Arka Sokaklar”ın oyuncu kadrosuna dahil oldu. Dizide Rıza Baba’nın ekibine yeni katılan “Komiser Melek” karakterini canlandıracak olan Beşerler, “Arka Sokaklar dizisinin seti inanılmaz keyifli. Zaten oturmuş bir kadrosu var, onlarla çalışmak benim için büyük zevk” dedi. Dizinin yeni sezondaki ilk bölümü, 23 Ağustos Pazartesi günü yayınlanacak. Zafer Ergin, Şevket Çoruh, Özgür Ozan, Çağla Kubat, İlker İnanoğlu, Berk Oktay, Alp Korkmaz ve Özlem Çınar’ın rol aldığı, Orhan Oğuz’un yönettiği polisiye dizinin ilk bölümünde, Rıza Baba ve ekibine kurulan tuzakların ardından gelişen olaylar ekrana gelecek.
Pazartesi başlıyor
İstanbul Polis Teşkilatı Asayiş Şube’de görev yapan bir polis timinin maceralarını ekrana taşıyan “Arka Sokaklar”, yeni sezona 23 Ağustos Pazartesi akşamı başlayacak.
Yazar: admin
Tarih: 31 Ağustos 2010 / 14:21
12 Eylül darbesinin yıldönümüne günler kala o dönemde yapılan insanlık dışı işkenceler, yeniden o acıları tazeledi.
12 Eylül askeri darbesinin 30. yıldönümüne günler kala, o döneme damgasını vuran insanlık dışı işkenceler yeniden vicdanların gündeminde. İnsanlık suçu işkenceler, gazeteci Oğuz Güven’in kitabındaki akıl almaz ayrıntılarla yine öne çıktı
Güven’in yayınladığı “Zordur Zorda Gülmek” adlı kitabında anlattığı işkence yöntemleri, sahiden de okuyanın kanını donduracak cinsten..
İşte kitaptan can alıcı başlıklar:
FALAKA: Yaygın ve sürekli uygulandı. Ayak tabanı, ellerin içi gibi vücudun kaslı bölümlerine kalas, cop, zincir, saz sapı, pik demir vb. vurularak gerçekleştirilirdi. Bu yöntem, ayak tabanlarını ve el ayalarını patlatır, kaba yerleri ezer, morartır, tırnakları sökerdi. El ayak gibi herhangi bir yeri kırar, sakat bırakırdı.
KÖPEK SALDIRTMA: Tutuklu çırılçıplak soyulur, kurt köpeği üzerine saldırtılırdı. Köpeğin ilk kaptığı yer bacak arası olurdu.
ZlNCİR: 20-25 metre uzunluğundaki zincirin uçları iki tutuklunun boynuna bağlanır, tutuklular sırt sırta verdirilerek ters yönde hızla itilir. Tutuklu tek ayağından zincire bağlanır, bu zincir yüksek bir yere asılır, tutuklu bayılıncaya kadar askıda kalırdı.
GERME: Tutuklunun bir bacağı merdiven kenarlığına bağlanır, diğer bacağı da açık bırakılan koğuşun gözetleme deliğine bağlanıp kapı kapatılır, tutuklunun bacakları koğuş kapısının eni kadar gerilir ve öyle kalırdı. Koşuşturulur, zincir tam gerilince, her iki tutuklu da sırtüstü yere düşerdi.
AYAKTAN ASMA/TEPE: 50-60 kişi havalandırmaya alınırdı. Gardiyan “tepe ol” komutu verince tüm tutuklular üst üste bindikten sonra, bir tutuklu da üst üste yatan tutukluların üstüne çıkar, istiklal Marşı’nın on kıtası okutulurdu.
KULE: Havalandırmaya çıkan tutuklular altı kişilik daire oluştururlardı. Bunların üzerine 3-4 kat olacak biçiminde tutuklular çıkarıldıktan sonra, gardiyanın “yıkıl” komutuyla kule oluşturan tutuklular kendini yere bırakır ve böylece tutukluların değişik yerlerinde kırılma, incinme ve çıkık olurdu.
RANZA ALTI: Gardiyanlar ellerinde kalaslarla koğuşa girip, “ranza altı ol” komutunu verince, koğuşta bulunan tutukluların hepsi ranzaların altına girerdi. Herhangi bir yerlerinin açıkta kalmaması gerekiyordu. Ranzaların altına tüm tutuklular sığmadığı için kiminin eli, kiminin kolu dışarıda kaldığından, gardiyanlar ellerindeki kalaslarla tutukluların dışarıda kalan kısımlarına vurmaya başlardı.
KANTAR: Tutuklular havalandırmada çırılçıplak soyundurulup tek sıra halinde dizilirler, sıranın ön tarafında duran tutuklu sırt üstü yatırılırdı. İkinci tutuklu, yatan tutuklunun testis ve erkeklik organlarından tutarak yukarı kaldırır, tutuklunun kaç kilo geldiğini söylemesi istenirdi. Tüm tutuklular birbirini tartana kadar bu işlem devam ederdi.
KERVAN: Havalandırmada, tutuklular tek sıra dizilir, her tutuklu önündeki tutuklunun sırtına bindirilir, bacakları, altındaki tutuklunun boynundan aşağıya sarkıtılır ve kulaklarından tutması istenirdi. Gardiyanın komutuyla tutuklular yürümeye başlar ve bu işlem tutuklular ayakta duramayacak duruma gelene kadar sürerdi.
SEHPA: Tutuklu gece koğuştan alınıp, koğuş koridorunda gardiyan ve subaylardan mizansen olarak oluşturulan bir mahkemede sorgulanırdı. Mahkeme, tutukluyu idam cezasına çarptırır, ikinci katın merdiven kenarlığına bir ip geçirilip, ipin ucuna tutuklunun boyun kemiğini kırmayacak düzeyde kalın bezden bir ilmik takılır, tutuklunun boynu bu ilmiğe geçirilir ve temsili infaz gerçekleştirilirdi. Tutuklu tam boğulacağı sırada ip açılırdı.
COP SOKMA: Gardiyanlar copu zeytinyağına batırır ve yağlı copu tutuklunun makatına zorla sokardı. Sonra bu copu kendisine ya da bir başka tutukluya yalatırlardı.
ÇEK-ÇEK: Tutuklu çırılçıplak soyundurulur ve erkeklik organına bir ip takılırdı. Gardiyan ipin diğer ucunu alıp hızla koşar, tutuklu da zorunlu olarak gardiyanın peşinden koşar.
LAĞIM SUYUNA SOKMA: Tecrit bölümünün alt katındaki bazı tuvaletlerin delikleri tıkanır. Hücrelerin pisliği ve lağım suları burada biriktirilir, diz boyu kadar oluşturulan pisliğin içine tutuklu atılır ve pislik yedirilirdi.
KiTAP OKUMA: Koğuşta bir tutuklunun eline kitap verilir, tutukluya avazı çıktığı kadar yüksek sesle tek tek sözcükler okutulurken, diğer tutuklular bu sözcükleri tekrarlarlardı. Sabahtan akşama kadar yapılan bu işlem sırasında, tutuklular ayakta durmak zorundaydı.
MARŞ SÖYLETME: Cezaevinde bulunan herkes elli’yi aşkın marşı ezberlemek zorundaydı. Bu marşlar tutukluların ses telleri tahriş oluncaya kadar söyletilirdi.
ÖL DEDİĞİMDE: Tutuklu havalandırmanın orta yerine çıkarılır, hazır ol durumuna geçirilirdi. Gardiyanın “öl” komutuyla tutuklu kaskatı, eklemlerini kırmadan yere düşürülürdü. Bu işlem gardiyanın keyfine göre tekrarlanırdı.
SİGARA İÇİRME: Bunun çok çeşitli yöntemleri vardı. En çok uygulananları şunlardı: Koğuşta kalan tutukluların eline beş adet sigara verilir, sigaraların tümü yakılarak devamlı ağzında tutulurdu. Gardiyanın “çek-bırak” komutuyla sigaralar bitinceye kadar içirilir, sigaralar-filtreleri dahil- tutuklulara yedirilirdi. Bu sırada koğuş pencereleri kapatılır, havasızlık ve dumanla boğulma ortamı yaratılırdı.
BANYO: Tutuklular çırılçıplak soyundurulur ve tek sıra halinde banyoya götürülürdü. Banyoda sabun kullanılmazdı. Hortumla tazyikli su tutukluların üzerine fışkırtılırdı. Daha sonra tutuklular koridora çıkarılır, “Yat-sürün” komutuyla tutuklular yerlerde süründürülerek koğuşlarına götürülürdü.
SAYIM DÜZENİ: Tutuklular günde en az beş kez sayılırdı. Her sayımdan önce, tutuklular sayım düzenine geçer, sayım talimi yaptırılır, yüksek sesle tekmil verilir, rahat-hazır ol ile, çöker kalkarlardı.
GECE NÖBETİ: Geceleri her koğuşta mevcuda göre 2-7 kişiye kadar tutukluya sırayla nöbet tutturulurdu. Nöbet sırasında devriye gezen gardiyanlar, koğuşun mazgal deliğini açar, nöbetçi tutuklunun mazgaldan dışarı elini uzatmasını ister, tutuklunun ellerine cop veya kalasla istediği kadar vururdu.
Yazar: admin
Tarih: 31 Ağustos 2010 / 14:12
AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mustafa Zahit ve Yönetim Kurulu Üyeleri Şanlıurfa Gazeteciler Derneğini ziyaret etti.
Şanlıurfa’da faaliyette bulunan ve gazetecilik mesleğini yürüten gazetecilerin içinde bulundukları sorunların çözümüne yönelik olarak 16 Ağustos 2010 tarihinde kurulan ve Kadıoğlu Mahallesi Demokrasi Caddesi No.8’deki dernek binasında faaliyetlerine başlayan Şanlıurfa Gazeteciler Derneğine ziyaretler sürüyor.
AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mustafa Zahit ve Merkez İlçe Teşkilat Başkanı Hasan Çiçekçi, Merkez İlçe Başkan Yardımcısı İbrahim Genç ve Merkez İlçe Sekreteri Suat Simsaroğlu yeni kurulan Şanlıurfa Gazeteciler Derneğini ziyaret ederek dernek yöneticilerini tebrik ettiler.
Ziyarette AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mustafa Zahit; Basın, iletişimin temel taşlarından ve demokrasinin işlemesini sağlayan en önemli kurumlardan biri olduğunu, bireylerin gerçekleri öğrenmesinde ve düşüncelerini ifade etmesinde etkili bir araç olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti. Şanlıurfa’daki gazeteci arkadaşların yeni oluşumlarını tebrik ediyorum. Yakinen tanıdığım Şanlıurfa Gazeteciler Derneği Yönetim Kurulu üyelerinin başarıya ulaşmasını temenni ediyorum. Dedi.
Şanlıurfa Gazeteciler Derneği Başkanı Mehmet Kamil GÜLER ise; AK Parti Merkez ilçe Başkanı ve Yönetim kurulu üyelerinin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti belirterek şunları söyledi. AK Parti Merkez ilçe Başkanı Mustafa Zahit’in basın kuruluşları ile iyi ilişkiler içersinde olduğunu, zamanında ve doğru bilgi akışındaki hassasiyetlerini memnuniyetle ifade etmek istiyorum. “Halka doğruların medya aracılığı yansıtılabildiğini, bu nedenle, Halk doğru bilgilenirse, kendisini yönetenler hakkında kararlarını da doğru olarak, sağlıklı olarak verir. Siyasal tercihlerini doğru bilgilere dayanarak sağlıklı olarak yapar ve de demokrasi sağlıklı işlemiş olur. Dedi.
Şanlıurfa Gazeteciler Derneği Başkan Yardımcısı Faruk Bayuk ve Muhammet Taşçılar ise AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mustafa Zahit ve Yönetim Kurulu üyelerinin ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdiler.
Yazar: admin
Tarih: 31 Ağustos 2010 / 14:10
Konya’da 4 çocuğun buzdolabında oyun oynarken ölümünün ardından Şanlıurfa ile Suruç İlçesi’nde, evlerindeki buzdolabı ile oynayan 2 çocuk, akıma kapılarak yaşamını kaybetti
İlk olay, dün akşam saatlerinde merkeze bağlı Keçikıran Köyü’nde meydana geldi. İddiaya göre, evde tek başına oynayan 2 yaşındaki Mehmet Kaya, mutfakta bulunan buzdolabı ile oyun oynamaya başladı. Küçük Mehmet oyun oynadığı sırada buzdolabının fişinin takılı olduğu prize dokununca, elektrik kaçağı nedeniyle akıma kapıldı. Çığlıkları ile mutfağa koşan yakınları tarafından otomobille Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirilen küçük Mehmet, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Küçük çocuğun cenazesi yapılan otopsisinin ardından toprağa verilmek üzere yakınlarına teslim edildi.
Suruç İlçesi’nin Karataş Köyü’nde meydana gelen ikinci olayda ise, 2 yaşındaki Dilek Yaşar mutfakta oyun oynarken, buzdolabının motor bölümüne elini soktu. Bir anda akıma kapılan ve ağır yaralanan küçük Dilek, bağırması üzerine sesine koşan yakınları tarafından Suruç Devlet Hastanesi’ne götürülmek istenirken yolda yaşamını yitirdi. Ölümü ile yakınlarını yasa boğan küçük Dilek’in cenazesi, otopsisinin ardından yakınları tarafından köy mezarlığına defnedildi.
Her iki olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Yazar: admin
Tarih: 31 Ağustos 2010 / 14:09
Şanlıurfa’da meydana gelen trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybederken bir kişide yaralandı.
Olay dün sabah saatlerinde İpekyolu Bulvarında meydana geldi. 55 yaşındaki Mahmut Demirparmak’ın kullandığı 63 KP 224 plakalı motosiklet 63 VS 609 plakalı kamyonet ile çarpıştı.
Kazada Motosiklet sürücüsü Mahmut Demirparmak hayatını kaybederken motosikletin arka koltuğundaki 39 yaşındaki eşi Fatma Demirparmak yaralandı.
Yazar: admin
Tarih: 31 Ağustos 2010 / 14:08
Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yol kesen 2 kişi bir şirkete ait kamyon şoförünü tehdit ederek kaleşnikof tüfekle havaya ateş etti.
Olay geçtiğimiz gece yarısı Viranşehir’in Gürpınar köüyü yakınlarında meydana geldi. Harran-Mardin sulama kanalı işini yapan ÖZ ERKA İnşaat şirketinde kamyon şoförü olarak çalışan A.B. Jandarmaya giderek 2 kişinin önünü kestiğini belirterek şikayetçi oldu.
A.B. ifadesinde “22:30 sıralarında şirketin kamyonu ile Gürpınar köyünden geçerken önünü kesen 2 kişi “Bu şirkete iş yapmayacaksın” diyerek havya doğru Kaleşnikof silah ile ateş ettiğini” aktardı.
Bunun üzerine olay yerinde inceleme yapan Jandarma ekipleri Kaleşnikof silaha ait 4 adet boş kovan buldu.
Olaydan sonra araştırmalarını sürdüren Jandarma 1 hafta önce inşaat şirketinden atılan İ.P. ve M.K’nin olayı gerçekleştirdiğini tespit etti.
Olayla ilgili soruşturma devam ederken şüphelilerin yakalanılmasına çalışılıyor.
Yazar: admin
Tarih: 31 Ağustos 2010 / 14:06
Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup takımlarından Şanlıurfaspor, 2010-2011 sezonunda Saraçoğlu Mobilya yazılı göğüs reklamı ile mücadele edecek.
Yeni sponsor firmasıyla basın toplantısı düzenleyen Şanlıurfaspor Kulüp Başkanı Habib Arslan, Şanlıurfaspor’a desteklerinden dolayı Saraçoğlu Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Saraçoğlu’na teşekkür etti.
Şanlıurfaspor Tesisleri’nde gerçekleşen sponsorluk anlaşmasında Şanlıurfaspor Genel Sekreteri Mustafa Yavuz’da hazır bulundu. Kulüp Başkanı Habib Arslan ile Saraçoğlu Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Saraçoğlu yeni sezon için sponsorluk sözleşmesini imzaladı.
Kulüp Başkanı Habib Arslan, yaklaşık 3 ay boyunca göğüs reklamı konusunda taleplerinin olduğunu belirterek, “Bazı firmalarla konuştuk fakat olumlu sonuç alamadık. Ancak Kemal Saraçoğlu kendiliğinden teklif getirdi. Kemal Beyle zaten daha önce Urfaspor’da beraber çalışıyorduk. Gerçekten Urfaspor’u seven bir arkadaşımız. Kemal Saraçoğlu, inanıyorum ki kendi reklamı kadar Urfaspor’a destek olsun diye bu reklamı vermiştir” dedi.
Daha sonra bir konuşma yapan Kemal Saraçoğlu ise, Şanlıurfaspor’un ilimizin tek profesyonel takımı olduğuna dikkat çekerek, “Urfalı işadamları olarak inşallah elimizden gelen yardımı yapacağız. Bundan sonrada Urfaspor için destek vermeye devam edeceğiz. Bu senede inanıyorum ki Şanlıurfaspor Bank Asya 1. Lige yükselecektir” şeklinde konuştu.
Yazar: admin
Tarih: 30 Ağustos 2010 / 15:06
Bugün Şanlıurfa’ya gelen Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Eyüp Cenap Gülpınar Siverek Karacadağ bölgesinde referandum çalışmalarını sürdürüyor.
Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Eyüp Cenap Gülpınar Şanlıurfa’da. Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Eyüp Cenap Gülpınar bugün öğlen saatlerinde Şanlıurfa’ya geldi. Şanlıurfa’ya gelişinin ardından ayağının tozu ile Siverek’e giden Gülpınar Karacadağ bölgesi köylerine giderek referandum çalışmalarını sürdürüyor. Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili E.Cenap Gülpınar’ın Şanlıurfa’da da bir dizi ziyaretler gerçekleştirilecek.
follow: